25 Haziran 2010 Cuma

DURAKTA BEKLEYEN BIYIKLI ADAMLA ÖPÜŞTÜK!

Bence Türk televizyonlarının en uzun soluklu birlikteliği; Abbas Güçlü İle
Genç Bakış birlikteliğidir. Abbas Güçlü gittiği her üniversiteye genç bakışı da götürür, onu kızı gibi, evladı gibi, yavrusu gibi sever. Yavruuuum,kızııııım,evladııım (Kadir İnanır efektiyle)

Tek kanallı dönemde herkes gibi ben de TRT'yi izliyordum. Bir gün, bıyıklı bir THM sanatçısını nakaratı şöyle olan bir türkü okurken gördüm: "İste beni babamdan, vermezse kaçırırsın" ergenliğe yeni girmiştim, kafamdaki kadın-erkek figürü Zeki Müren dışında oturmuştu. Ama yine de bazen bıyıklı sanatçıyı rüyamda görüyorum ve bana "İste beni babamdan, vermezse kaçırırsın" diyor.

Eltim John'u çok severim, görümceme benzemez. (George Michael)

İstanbul metro hattı güzergahı değişiyor!
Eski Hat: Mecidiyeköy-Osmaniye-Nişantaşı-Levent- 4. Levent
Yeni Hat: Mecidiyeköy-Osmaniye-Nişantaşı- Haluk Levent- Haluk 4. Levent

Haberlerde söylediler, Pire İçin Yorgan Yakanlar Derneği 17 Temmuz'da Kadıköy'de eylem yapacakmış. Meydanda 2500 pireyi canlı canlı yakacak grup, daha sonra sessizce dağılacakmış.Kadıköy İtfaiyesi geniş güvenlik önlemleri almış.

Yine haberlerde dinledim; otomatik silahlarla, otomatik ödeme talimatı vermeye çalışan bir grup, banka güvenliğince etkisiz hale getirilmiş.

Pireyi deve yapan bir arkadaşım, David Copperfield'ı hayretler içinde bıraktı. David'in tüm ısrarlarlarına, yalvarıp yakarmalarına rağmen, nasıl yaptığını açıklamadı.

Ayağını yorganına göre uzatamayanlar için 12 seansta kesin çözüm!

Petek Dinçöz'le evlenmeden önce Can, Tanrıyar'dımcın olsun demiştim ama beni dinlememişti.

Hiç düşündünüz mü, "Yayından kalkan bir program" Ankara'dan kalkan bir trenle kaç saat sonra karşılaşır? (Cevap: C şıkkı)

Bir siyasi parti lideri olsam, meydanlardaki halka ilk vaadim şu olacak: "Size yemin ediyorum, 2 yıl içinde Serdar Ortaç'ı Serdar Ortaçgil yapacağım!"

Gelin alayını alaya alan bir arkadaşım, davetlilerden bir kamyon dayak yemişti.

Neden Yeşilçam'da "Düğün Konvoyu" adıyla bir kovboy filmi çekilmedi? (Bırak o kızı üleeen!)

Adem, elma yerken tartıştığı karısı Havva'ya, "Balkanlardan gelen soğuk Havva" diye çıkışmış. İlişki o an bitmiş.

Şezlonga uzanırken, "She is long" adlı güzel şarkıyı mırıldanırım usulca.

NASA'dan bir açıklama geldi: "Merak etmeyin Uzay Heparı" (NY)

Mehmet Ali Bir And içmiş, artık haber sunmayacakmış. (Kanal D Haber)

Dünya ne küçük dimi? (Facebook'ta arkadaşıyla karşılaşan Galileo'nun ölmeden önceki son sözü)

Megastar Tarkan'ın pop müzik dünyasına kazandırdığı "Emir", yazılı bir emirle televizyondan ve sahnelerden uzak tutulsun lütfen! (Darıca Belediyesi Çalışanları)

Osmanlı İmparatorluğu - AKP Hükümeti
Yükselme Dönemi - Kritik Dönem
Duraklama Dönemi - Daha Kritik Dönem
Gerileme Dönemi - Çok Daha Kritik Dönem

Haberlerde izledim, muhabir, vatandaşın birine pazardaki fiyatları sordu, vatandaş da "Akiro Kurusoğan"ın kilosu bile 3 TL olmuş, geçinemiyoruz valahi" dedi. Meğer, kadın güzel sanatlarda hocaymış.

Kadınlar hayatın her alanında çamura yatarlar, erkeklerde bunu göremezsiniz.
bkz: Çamur banyosu, bkz: Çamur güreşi

Yanlışlıkla katıldığım bir banka toplantısında "Hep beraber sinerji yaratalım ve onu Arap ülkelerine satalım" diye öneride bulundum ve kaçtım.

Bak, Buziki Orhan, bu da götü!

Türk Telekom'un kayıtlı telefon görüşmelerinden biridir:

-Seni biri aradı!

-Kim?

-Kim Ki Duk.

-Kim?

-Boşver!

Gelin ata binmiş, at da damada, davetliler zor kaçmış olay yerinden.

TRT'nin tek kanal olduğu dönemlerde, "aile kurumu" daha sağlamdı, evlerde "kumanda kavgası" yaşanmazdı. (NTV Tarih- Sayı:23)

Hayatta en çok sevdiğim iki "haber" klişesi var: Birincisi, "Başbakan ve yanındakiler" diğeri de "Güzel havayı fırsat bilen İstanbullular" bu ikisine bayılıyorum. "Başbakan ve yanındakiler temaslarda bulunur, "Güzel havayı fırsat bilen İstanbullular" da parka bahçeye koşar, mangal yapar. Diyorum ki bu iki grubu bir araya getirsek, tanışıp kaynaşsalar, fena mı olur? Coşarlar yemin ediyorum!

İtiraf ediyorum herkesin kimseye söyleyemediği, içi içini yerken dillendiremediği, rakı masasında kadim dostlarına bile anlatamadığı ilginç anıları, yaşanmışlıkları vardır. Benim de var. İtiraf ediyorum, soğuk bir kış günü, durakta otobüs beklerken, bıyıklı bir adamla donmamak için öpüştük! Hava o kadar soğuktu ki adamın bıyıkları bile donmuştu. Sonra kaytan bıyıklı eleman, sıcak birşeyler içelim mi demeye kalmadan, çevirdiğim taksiye atlayıp kaçtım.

Küçük Hakan, Küçük Ali, gibi futbolcular, futbolu bıraktıklarında "Küçük Emrah", "Küçük İbo" gibi albüm yapsalardı, oradan da ekmek yeselerdi fena mı olurdu.

Sanatçı halka ördek olmalı: "Vak vak vak"

Teyzen Tevfik'le Neyzen Tevfik yakın arkadaştı. Aşağıdakilerden hangisi daha saçmadır? (ÖSS-2004)

Şener Şen olası düğünler vardır güzel Anadolu'mda.

15 Haziran 2010 Salı

UZAY MEKİĞİ

Taksim’de “Gül verelim mi abi” diyen bir çiçek satıcısına usulca yaklaşıp; “Beyaz gül, kırmızı gül, güller arasından gelir” demeyi çok istedim ama yapamadım.

“Uzaylılara inanmayanın başına, köylüler taş yağdırsın” kampanyası başlatılsın ve Türkiye’de uzaylılara inanmayan köy,kasaba ve belde kalmasın istiyor paşa gönlüm…

Bizde kapanan cezaevlerinde “Parmaklıklar Ardında” gibi diziler ya da “Bayrampaşa Ben Fazka Kalmayacağım” gibi sinema filmleri çekiliyor. Yazık oluyor bu eski cezaevlerine. Yapsana oraya “Prison Break” gibi bir dizi. Adını da “Pizi Pirak” koy, oldu mu sana mis gibi, Karadenizli bir taka reisinin hapishaneden Amerikanvari entrikalı kaçış öyküsü.

Bir gün bir yerlere bomba koyulacaksa bu bomba, bir televizyonun içine konsun ve televizyon patladığında, olayı üstlenen örgüt, patlama için “reyting patlaması” desin ama; ne kimse yaralansın ne de mala mülke zarar gelsin.

Geçenlerde ziyarete gittiğim bir arkadaşımın zilini arıyordum, Çetin Ceviz adında bir isim gördüm ziller arasında. Zile basıp kaçacaktım ama adam çetin cevizdir diye kendimi zor tuttum.

Pedro Almodavar amma davar dimi sevgili sinemaseverler diye bir açılış yapılsa ya İstanbul Film Festivali’nde.

Hayatım boyunca hep “Evlendikten sonra podyumlara veda eden güzel manken”lerden biri olmak istemişimdir.

Kız istemek sadece bize özgü bir şeydir herhalde. Kız isterken uyulması zorunlu birkaç kural vardır:

1- Öncelikle, bir kere öptüğün birini bir daha öpmeyeceksin. (Ben yanlışlıkla gelinin babasını üç defa öpmüşüm. Adam kibarlığından ötürü beni hiç bozmadı)

2- Ortamdaki hiç kimseye “Nasılsınız?” diye sormayacaksın, sonra arkası gelmiyor ve Meksika Dalgası gibi herkes sırayla birbirine “Nasılsınız?” deyiveriyor. (En mantıklısı, “Nasılsınız?” sorusunu karşıdan beklemek, size sadece cevap vermek kalır. Ben saydım 23 defa “İyiyim, siz nasılsınız”, 12 kez “hamdolsun”, 7 kez “şükür Allah’a”, 9 kez “Meslek nedir?” 3 kez de yanlışlıkla “şabbi şabbi glu glu glu” demişim.

3- Mesleğiniz, büyüklerin anlayamayacağı gibiyse, genel geçer, üstü kapalı bir şeyler söylemekte fayda var. Mesel gıda mühendisiyseniz, “Pastaneciyim” Metalurji ve Malzeme Mühendisiyseniz, “Masa,sandalye işindeyim” benim gibi televizyoncuysanız, “Beyaz eşya” işindeyim demeniz yeterli.

4- Ortamda kulakları duymayan, ya da ağır işiten yaşlı bir büyüğünüz olabilir. Sizi iyi duyması için kulağına eğildiğinizde, yanlışlıkla gelinin teyzesini suratına tükürebilirsiniz, benim başıma geldi, tavsiye etmem.

5- Ortamda, “Siz ne taktınız?” “Takınca sağlam bir şey takmak lazım” “Bana bir takana ben on takarım” gibi muhabbetler dönecektir, bunları sakın kafanıza takmayın.

6- Ortamda tam olarak tanımadığınız ve saygıda kusur etmemeniz gereken yeni akrabalarınız olacağı için, alkolü fazla kaçırmayın. Aksi takdirde, çifte tellide, kravatı kafanıza bağlayıp, gelinin babasına gerdan kırıp, eniştesine “pişt” deyip göz kırpar, gelinin annesinin alnının ortasına 10 TL yapıştırıp, geceyi mahvedebilirsiniz…

Bir gün bir yerlerde dolmuş beklerken, önümden geçen dolu dolmuşu görüp, “kahretsin, bu dolmuş” demeyi çok istiyorum. Bence dolmuşlara yaptığımız en büyük haksızlık bu.

“Mokasen” diye bir sözcük var dilimizde. Sanki “berhüdar ol evladım” demek gibi bir şey bu. Susadığında sana su getiren yiğit delikanlıya “Moka-sen, rahmetlere gelesen” evladım demiş atalarımızdan biri. Mokasen buradan girmiş dilimize.

“Uzay mekiği” diye bir kavramla karşı karşıyayız çocukluğumuzdan beri. Geçen gün bir belgeselde bu kavramı şöyle açıkladı gürbüz sesli anlatıcı: “Bilinenin aksine uzay mekiği, uzayda mekik çeken astronota verilen addır.” Çeviri hatası olabilir mi?

Çeviri hatası dedim de “hatalıysam ara” jargonunun içine “çeviri hataları” da girebilir mi? Çevir kazı yanmasın hattı: 118 seks en seks en seks an di siti!

“Hatalıysam Ara” dedim de “Hataylıysan Ara” diye bir şey gördüm bir arabanın arkasında. Hataylılar bir araya gelsin,kaynaşsın, halay çeksin diye oluşmuş bir platform diye düşündüm.

“Hatalıysam ara, ama kontörüne yazık” “Hatalıysam ara ama yüzüme vurma gardaş” “Hatalıysam ara ama karım duymasın”

Bence Türkçe’deki en seksi sözcük “şinorkel” aslında Fransızca’dan dilimize gelmiş bu sözcük (üstelik trenle, 6 ayda gelmiş, biliyorum berbattı). Devrimden önce, Paris’in en ünlü toprak ağalarından birinin malikanesinde yaşayan, Şinor adında kel bir uşağın, hikayesinden alır adını şinorkel sözcüğü. Sinirlenen ve öfkeden kuduran efendisi uşağına hep, kalabalıkların arasında Şinorkel, Şinorkel diye seslenir ve zavallı uşağı azarlarmış. Şinor da kalabalıkların içinde daha fazla utanmamak ve yabancıların alaycı bakışlarından kendini korumak için; bugün şinorkel olarak bilinen özel gözlüğü icat edip, sürekli onunla gezmiş. Bu acıklı öyküyü, “Le de Schornékel de Chotil” (Kel Uşak Şinor’un Dramı) adlı Fransızca kaynaktan alıntıladım.

Terzi kendi söküğünü dikemezmiş, bebek kendi sümüğünü silemezmiş, Ferdi Özbeğen’ini süzemezmiş, Şenayakay kendi büzüğünü öpemezmiş. (Orhun kitabelerinden bir alıntı.)

Dünyada bizim kadar birbirine kefil olup da heder olan başka bir millet var mıdır? Hiçbir Amerikan filminde şöyle bir diyalog yok: “Sitivi evlenmek üzereyim biliyorsun, kefil ol da şu at çiftliğini alayım be koçum, elime para geçince öderim söz” ya da “Mayk, yanlış anlama ama biraz dardayım, bir kefil ol, at şu imzayı da şu loft daire için bankadan para çekim gardaş- Yok Edım, yeminliyim kefil olmam bi daha kimseye, bak Jack’e kefil olduk götü toplayamıyoz hala”

“Brokeback Mountain” diye bir film vardı gay kovboyların hikayesini anlatıyordu. Bizde de “Burukterk Hatun” diye gay çiftçilerin hikayesini anlatan bir film çekilmeli.

I-phone’dan yeni bir telefon Gay-phone. Gaybana Geceler diyenlerin tercihi

8 Haziran 2010 Salı

SELAMİ ŞAHİN'İN ESPRİSİNE TAV OLDUM

- Rüyamda, genç ve güzel bir kızdım ve Selami Şahin bir espri yaparak beni tavlıyordu ve hemen akabinde de Selami'yle birlikte Latif Doğan dinlemeye gidiyorduk...Allah'ım nasıl korktum, nasıl irkildim, uyumadan bir daha Japon Korku filmi izlersem ziksinler beni...

- Ceylano Show! Flash TV'nin neden hala hayata geçirmediğini düşündüğüm, gecikmiş talk şovu!

- Geciktirici kullanan bir adamın çocuğuyla kimse arkadaş olmak istemez. Sonuçta onun yüzünden her yere geç kalabilirsiniz.

- Fazıl Say'ın klasik müziğe nasıl ilgi duyduğunu bir yerde okumuştum ama inanmamıştım. Güya matematik öğretmeni Fazıl Say'a "Türkiye'deki klasik müzik sanatçılarını Say" demiş ve Say da o sırada sayamamış ve sonra Ana Britannica'yı açıp "kim ne değildir" diye deliler gibi klasik müzik tarihi çalışmaya başlamış ve sonra kuzeninin sünnet düğününde, pasta ve gazoz dağıtımı için verilen arada, geçmiş orgun başına ve "Fidayda da Ankaralım" çalarak sanat yaşamına başlamış. (Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazıcı, "Dünden Bugüne Türkiye'de Jazz Müziğin Gelişimi ve Deveye Hendek Atlatmak, Allahu Ekber Yayınları, 2003, Niksar)

-"Çişim geldi demek", neden hep "kakam geldi" demekten daha kolay, daha naif ve popüler ey canlar. İnsan kakam geldiyi çocuklukta bırakıyor, tatlı bir anı olarak. "Kakası Gelen Büyükler Derneği" diye bir dernek kurulmalı bence. Banka müdürü Hanife Hanım, kakası geldiğini söylemeli ve toplantıya ara vermeli, keza dişçi Haluk Bey de kanal tedavisine ara verip "Siz kıpırdamayın, kakamı yapıp geliyorum" demeli hastasına. Kakasını gizlemeyen nesiller; ancak Batı standartlarında demokrasiyi yaşayabilir bence.

-Okullarda, yere tüküren nesle, tavana tükürmek öğretilmeli. Böylelikle açık alanda tükürmenin önüne geçilebilir. Aynı zamanda bu dallamalar, kapalı alanda dayak yiyeceklerini bildiklerinden yere tüküremezler. Dolayısıyla tükürme sorunu çözülmüş olur.

- "Dünya Doğalgaz Kuyruğunda Kalma" rekoru, Kamerunlu atlet "Nezahat Mikembe"ye aitmiş.

-Askerde Bozan Aycan adında bir çocuk vardı. "Kumanda nerede lan?" diye soran arkadaşlarıma "Bozan ibnesi bozdu" diye cevap verir, elemanları suçsuz yere Bozan'ın üstüne salardım. Dayak yemedi ama Bozan...yedirmedim ona dayak, pipimi siper ettim Bozan'ın üzerine yürüyenlere...

-Bir de Tuğrul Malhatun vardı askerde. Koğuşlardaki yataklarla ben ilgilendiğim için, "Abi yerimi ne zaman değiştircen, beni alta al" deyip dururdu. Sonradan öğrendim malın biriyle evlenmiş, yazık olmuş.

-Türkiye'de ergenlik öncesi her çocuk "Sermet Ergin Bunalımı" geçirir, bu kanıtlanmış bir bulgudur.