31 Temmuz 2010 Cumartesi

ZENCİ GIRTLAĞINI SIKARIM SENİN!








Geçen gün bir mağazanın vitrinindeki kıyafeti beğendim ve mağazadan içeri girdim. Buraya kadar her şey normaldi. Bir süre sonra vitrindeki mankenin, “cansız manken” Vahe Kılıçaslan olduğunu anladım. Öyle hareketsiz bir şekilde, saatlerce benim gelmemi beklemiş. Neymiş efendim, bana da döşemek istiyormuş. “Sana da dayayıp döşemek istiyorum” dedi. Ardından devam etti: “Devlet bana yardım etsin, dayamadık döşemedik köşe bırakmayayım, güzel ülkemde” diye de ekledi. Üstelik tüm bunları beni köşeye sıkıştırarak hızlı bir şekilde söylediği için, ara sıra tükürükleri yüzüme geliyordu.

Sonra Selami Şahin’in erkek arkadaşım olduğunu, bir süredir birlikte olduğumuzu ve birbirimize sürekli hediyeler aldığımızı söyledim. Vahe gözlerime dik dik baktı, yüzünde utançla karışık flörtöz bir hava vardı. "Eğer öyleyse, bir Selami Şahin esprisi yap da renklenelim, günümüze güneş doğsun, tüyü bitmemiş yetimin tüyü çıksın” diye diretti. Kendimi tutamadım ve şu espri çıkıverdi ağzımdan: “Doktordan ikinci el Latif Doğan görünümlü Selami Şahin…” Uyandığımda yine kan ter içindeydim, sonra dadım geldi ve üzerimi örttü. Dadım tam kapıdan çıkarken “Seni seviyorum dadıcığım” dedim. O da bana “Uyu artık küçük bey, yarın hepimizi Ahmet Nazif Zorlu bir gün bekliyor” diyerek usulca, odadan çıktı.

***


İstanbul’da yaşayan orta yaş üstü, beyaz anneler, Milliyet’in desteğiyle yeni bir kampanya başlatmışlar. Kampanyanın adı “Anne Beni Bakkala Gönder” bu orta yaş üstü, beyaz anneler, işin gücün arasında çocuklarını bilgisayar başından kaldırıp, bakkala gönderemiyorlarmış. Kampanya bu çerçevede iş adamlarının da desteğiyle hayata geçirilecekmiş. Bakkallar da kampanyaya sıcak bakıyormuş. Bundan böyle orta yaş üstü, beyaz anneler çocuklarına “Hadi gözü çıkasıca, bilgisayar başında gebericen, bakkala git de bir tane kısa viceroy’la, bulaşık deterjanı al da gel” dediklerinde, çocuklar bakkala şevkle gidecekmiş, çünkü çocukları bakkallarda, birbirinden güzel hediyeler, sportif aktiviteler ve rus turist kızlar bekliyor olacakmış. Sezen Aksu da bir şarkıyla kampanyaya destek verecekmiş.

***

Dersaneler Birliği, bu sene de hiç dersaneye gitmemiş bir çobanın, üniversite sınavında birinci olmasından çok korkuyormuş. Birlik aldığı bir kararla, Anadolu’daki tüm köyleri gezecek ve dersaneye gitmeden üniversite sınavına giren çobanları, abalarının altından sopa göstererek korkutacaklarmış. Bu uygulamadaki amaç, çobanları üniversite sınavından uzak tutup, dersanelerin güvenilirliğini arttırmakmış.


Bu da "Dersaneler Birliği" tarafından dersaneye gittiği iddia edilen çoban. Söylentiye göre, sınav sonrasında birinci olursa, "Ben dersaneye gittim, dersanem olmasaydı kazanamazdım" diyecekmiş.





***
Resim Ekle
Resim Ekle
Şişman bir kız arkadaşım, geçenlerde guatr şüphesiyle kulak burun boğaz mütehassısına gitmiş. Doktor, muayeneden sonra arkadaşımda guatr olduğunu ama guatrı almanın tehlikeli olduğunu çünkü arkadaşımda, aynı zamanda zenci gırtlağı da olduğunu söylemiş. Bu habere hem üzülen hem sevinen arkadaşım, yakın zamanda albüm çıkarıyor. Albümün adı da “Zenci Gırtlağını Sıkarım Senin” umarım kendisi için hayırlı olur.
Video Ekle

Bir dirhem et, bin ayıp örtermiş. Yukarıdaki fotoğraf, benim büyük bedenler için modellik yaptığım dönemlerden.
Seçimden Biçimlendirmeyi kaldır

***





Gitarın büyük ustası Gary Moore ve Türk rock müziğinin başarılı temsilcisi Mor ve Ötesi birlikte konser vereceklermiş. Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda 2026’da düzenlenecek konserin adı da “Garry Moore ve Ötesi” olacakmış.


Garry Dur yapma sana, Garry Dur dedim sana iblis, çocuklar uyanacak.


***



Geçtiğimiz günlerde, gecenin bir yarısında ofisimde arkadaşlarla halay çekerken bir anda telefonum çaldı. Arayan Hepsi grubunun menajeriydi. Malum grup dört kişiden oluşuyordu ve aralarından biri ayrılınca üç kişi kalmışlardı. Menajer sözü fazla uzatmadan, Hepsi grubuna katılıp katılmayacağımı sordu. Dekolte giymek zorunda olmadığımı, istersem makyaj yapacağımı ve aptalca koreografideki danslarda sadece kenardan alkış tutacağımı da ekledi. Eğer ben gruba katılırsam grubun ismi ne olacak diye sordum. “Hepsi ve Daha Fazlası” dedi. Fikir hoşuma gitmişti, düşünmek için biraz süre istedim. Kararımı verince, ben seni çaldırırım, ararsın dedim. Ersen Ve Dadaşlar da aradı. Ersen gruptan ayrılmış, “Sersem Ve Dadaşlar” diye yeni bir grup kuracaklarmış. Neden beni düşündünüz diye sordum, “Yeterince sersemsin, senden sersemini bulamayız” dediler. Aynı operatörden olduğumuz için, ödemeli yaparım dönersiniz dedim, kabul ettiler.






"Hepsi Ve Daha Fazlası"

Kim bu güzellerin arasına girmek istemez ki?




***

“KELVİN CLEIN" KEL İNSANIN TERCİHİ, KEL MODASINDA LİDER, KEL MODASINDA ÖNCÜ ( NOT: BAYİLİKLER VERİLECEKTİR)


Kadir İnanır ve Jay Z arasında geçen bir diyalog.

Kadir İnanır: Türkan yengene, o karıyla yemeğe gittiğimi kim dedi lan, konuşsana KÖPEKKK,
kim dedi?

Jay Z: Puff Daddy abi, vallahi Puff Daddy, ben demedim.

Kadir İnanır: Demek Puff Daddy ha! Sırtımdan vurdu beni köpek.

Tarık Akan kanlar vatan için!

Münir Özkul hakkı yemek günahtır!

Çıktık Peker Açıkalın’la, tüm yurdu baştan başa!

Cüneyt Arkın, sanki bana dargın! Neden acaba?

Rıdvan Dilmen: “Şeytan Marka Giyer”

Sezercik:
Dede, ben tabağımdaki erikleri bitirdim. Seni çok seviyorum dedeciğim.

Nubar Terziyan: Bu Eric Bana biraz fazla geldi yavrum, al gerisini sen ye hadi.

(Hızlı okuyunuz!) Serdar O touch, Serdar O touch me, babe.

***

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Huzur” adlı romanı da dizi olacakmış. Bari o adama huzur verseydiniz. Kemikleri sızlayacak şimdi, ters dönecek yattığı yerde rahmetli. Bir “Huzur”umuz vardı onu da kaçırdınız şimdi.

Dünyaca ünlü arama motoru, Google, Google Earth’ten sonra “Google Ört”ü de uygulamaya sokacak. Muhafazakar kesime sempatik görünmek için başlatılan bu uygulamada, arama sonrasında karşımıza çıkacak olan, mayolu, bikinili, çıplak kadınlar ister kara çarşaf, ister türbanla anında örtülebiliyor. Muhafazakar kesimin büyük desteğini alan bu uygulama, pek yakında Google tarafından hayata geçirilecek.

Elden ele atılırken yere düşen ve paramparça olan anne karpuzun yavrusu ağlamaktan harap düşer ve yavru karpuz babasına “Annem nasıl bir karpuzdu baba” diye sorar. “Senin annen bir kelekti yavrum” der baba karpuz da içi geçerek. Halde anlatılan çok eski bir şehir efsanesidir.

Kıvanç Tatlıtüy’le istenmeyen tüylere kesin çözüm. Çok işlevli ağzı ve güçlü çenesiyle, Kıvanç Tatlıtüy, istenmeyen tüylerinizi anında yok eder, pürüssüz bir cilde sahip olursunuz.

***










Ünlü tavernacılar Ümit ve Sen’in bıyığı ve Arif Susam’ın sakalı, Tarabya’da kurulacak olan “Taverna Müzesi”nde sergilenecekmiş. Müzede ayrıca, şişman kadın kolyesi, memur kıravatı, şortun altına beyaz çorap giyen küçük çocuk saçı ve devasa büyüklükteki orglar sergilenecekmiş.

Başbakan şarap içmeyin üzüm yiyin dedi. Üzümünü ye bağını sorma! Peki ama cilayı nasıl çekeceğiz? Şeftaliyle mi, armutla mı, yoksa karpuzla mı?

***










Birbirlerine nasıl da yakıştılar, öyle değil mi? Çocuğunuzun adını Bünyağmin koyun :)

Demet Evgar evlenirsem soyadımı kullanırım, soyadımı kullandırtmayan adamdan kıllanırım demiş. Demet Evgar’ın bence yeryüzünde evlenmesi gereken tek bir adam var o da Andy Garcia. Neden mi cevabı çok basit, evlenirlerse Demet Evgar, Demet Evgarcia olacak ve bir taşla iki kuş vurmuş olacak.

Alt kattaki komşularımızın soyadı “Va”, evet yanlış okumadınız va. Ve bu yeni evli çift geçtiğimiz günlerde bir kız bebeği dünyaya getirdi. Bebeklerinin ismini de Burcu koydular. Çocuk doğuştan “Burcu Va” oldu yani, sonradan değil.

Ankaralı bir işadamı ülkemizde konser veren Rihanna hakkında ilginç bir iddia ortaya attı. Güya İstanbul’daki konserinden sonra Rihanna’nın kulisine gitmiş ve parayı bastırıp, Rihanna da Ankaralım Rihanna diye şarkı söyletmiş, siyahi güzele. Para insana neler yaptırıyor.

“The Bitti”

11 Temmuz 2010 Pazar

SIÇ VE CEZA



Yılmaz Morgül, ülkemizdeki albüm satışlarının, bir ses sanatçısını ne hale getirdiğinin kanlı canlı bir kanıtı olarak; karşımızda duruyor.

Değerli sanatçımız satmayan albümleri yüzünden, iyi beslenememiş, kilo kaybetmiş ve bu hale gelmiştir, ama musikişinas bir beyefendi olan Morgül, acısını içine atmış ve "spor yaparak zayıfladım efenim" diyerek, ince ruhunu ortaya koymuştur.

Yeme bizi Yılmaz, akşam yemeğe gel diyoruz değerli sanatçımıza.

Eleştiri: Albüm satışları böyle giderse, Kenan Doğulu gibi semiz, sulak yerde yetişen popçularımız da bir deri bir kemik kalacak. (Naim Dilmener'den alıntıdır)

Dahası durum böyle devam ederse, komşu ve komşu olmayan ülkeler Eurovision'da bize acıdıkları için oy verecek. Bitmedi, Türkiye'yi "Asya'da bir ülke olsa gerek" diye öğrenen Amerikalı taksici Bob'un oğlu Türkiye'yi "Afrika'da bir ülke olsa gerek" diye bilecek. Yazık olacak yani bize, çok yazık olacak.

Şimdi de “Gel Babanın Kıllı Kucağına” adlı bölümümüz.

Ben 13 yaşında teenage bir ergenim. Merak ediyorum; rahmetli Michael Jackson’la George Michael evlenseydi ve George Michael kızlık soyadını kullanmak için diretseydi, George’un tam adı George Michael Jackson mı olacaktı? Medeni hukukta bunun bir karşılığı var mı?

Cevap: Anan baban seni neden doğurmuş yavrum?

Merhaba ismim İsmet, tiyatrocu değilim ama tiyatro sahnesinde ölmek istiyorum, nerelere gidem, nasıl edem?

Cevap: Allah belanı versin İsmet!

Merhaba Güzin Abla, pardon Bünyamin Abi, erkek arkadaşımla bizim evde yalnız kaldığımızda, yalnız kaldığımız adamın, erkek arkadaşım olmadığını anladım, yanlış adamı sevmişim meğer. Aileme bu durumu nasıl açıklarım?

Cevap: Yaprak Dökümü'nün sezon finalini iki kez peş peşe izle.

Merhabalar, doktor olmayı çok istememe rağmen, üniversite sınavında 3. tercihim olan moda tasarımcılığını kazandım. Ama ameliyattan çıkıp, hasta yakınlarına “Elimizden geleni yaptık, Allah’tan ümit kesilmez” demek istiyorum, bunun için bildiğiniz özel bir hastane var mı?

Cevap: Bakırköy’de bir tane var, oraya git yetkililer sana yardımcı olacaktır.

Adım Ömer, ayağıma kadar gelen fırsatı nasıl tepebilirim? Özel bir ayakkabı gerekiyor mu?

Cevap: Ayakkabı Dünyası'nda var, kaç numara giyiyon?

Adım Hüseyin, gurbetçiyim, Avrupa Birliği Kapısı’nda beklemek istiyorum, böyle bir kapı gerçekten var mı yetkililerden yardım bekliyorum.

Cevap: Kapılar 12'den sonra kapanıyor.

Merhaba ben Selda, aşkına karşılık vermediğim sevgilim tarafından kurşunlanmak istiyorum. Not: Ama mümkünse hayati organlarıma ateş etmesin.

Cevap: Polat Alemdar ya da Memati.

İstanbul Fatih'te oturuyorum, imam hatip mezunuyum. Belediyenin temizlik ihalesine fesat karıştırmak istiyorum, bana yol gösterir misiniz?

Cevap: Yolun açık olsun!

Yuva Yıkan Sanatçı olmak istiyorum, nereye başvurabilirim?

Cevap: Yuvaya kaydol.

Selamun aleyküm, emekli kuyruğunda “lambada” yapmak istiyorum, hayatıma renk katar mı, ikinci baharımı nasıl yaşayabilirim?

Cevap: O kuyrukta can veresin inşallah!

Adım Tekin ama pek tekin bir tip değilim. Teke tekte iyiyim ama pas yüzdem düşük. Eşimin düşük ihtimali nedir?

Cevap: Eşini de al git Tekin.

Merhaba adım Tonguç, cezaevine girdim ama; cezamı çekemedim. Verilen cezayı yeterli görmüyorum, bu mu adalet?

Cevap: "Sıç ve Ceza"

Merhaba ben muhafazakar bir çevrede oturuyorum, dövme yaptırıp camiye gitsem, cemaat beni döver mi? Bu konuyla alakalı, Kur’an’da açıklayıcı bir ayet var mı?

Cevap: Hoca ne yapsın?

4 Temmuz 2010 Pazar

GOLE GİDEN FUTBOLCU GELİRKEN EKMEK ALSIN!

"Düşünce Suçluları Kaldırın” adlı bir polisiye gerilim yazdım. “Ahmet Ümit Vaat Eden” yazar ödülüne adayım.

Dünya Kupası’nda, bir maç esnasında gelişen gerçek bir olayı aktarmak istiyorum:Futbolcu sahadadır ve karısı da tribünde.

-Kadın: Nere gidiyorsun?

-Futbolcu: Gole gidiyorum!

-Kadın: Gelirken ekmek al.

-Futbolcu:Kepek mi, normal mi?

Satanistanbul diye bir festival düzenlense satanistler için; ve dışarıda “kedi-ekmek” satılsa 50 kuruşa, onların canı yok mu len!

Eğer bir filozof olsaydım, “Alman Dışavurumculuğu”na benzer bir felsefi akımın öncüsü olurdum. Akımımın ismini de “Türk içeverimciliği” ya da “Anadolu Yandanyiyiciliği” koyardım. Bu felsefi akımın benden sonraki ardılı ise, kesinlikle Nihat Doğan görünümlü şahin olurdu.

Defne Samyeli’ni ekranda gören birçok televizyon izleyicisi, antidepresan kullanmaya başlamış ve bu izleyici kitlesine “Antidepre Samyeli” adı verilmiş, bu insanlar tıp literatürüne girmişler. İsterseniz kavramlaşan bu izleyici modelini biraz açalım. Bu izleyici modeli her ne kadar azınlık da olsa, Defne Samyeli’ni televizyonda gördüğünde, o an elinde ne varsa dayanamayarak televizyona fırlatıyor,-bir kadın yeni doğmuş bebeğini fırlatmış- yanındaki insanın kulağını ısırıyor, saçını çekiyor ya da hayasız bir şekilde hayalarını kaşıyor. Bir anda ortaya çıkan bu semptomlar, anti depresan kullandığında ve Defne Samyeli’nin konuk olduğu programlar izlenmediğinde yavaş yavaş yok oluyor.

Vatandaşa sorduk: Paranormal ne demek?

Hayri Bücür-Garson

-Hayri Bey, paranormal ne demektir?

-Iıı paranormal şu demektir. Şimdi bir işe girersiniz, önceden ayıp olmasın diye parayı konuşmazsınız. Maaş yattığı zaman bankamatikten baktığınızda, para normalse, yani asgari ücretin altında değilse, bu duruma paranormal denir.

-Teşekkürler Hayri Bey

***
Hamit Kesekağıdıoğlu-Sıvacı

-Hamit Bey, paranormal sizce ne demektir efendim?

-Ben sıvacıyım, sıçıp sıvarım böyle sorunun içine o yüzden başka birine sorsanız olma mı?

-Teşekkürler Hayri Bey!
***

-Mithat Biliyik-Tereci

-Mithat Bey, bir sorumuz olacaktı, sizce paranormal ne demektir?

-Şimdi soru güzel, okkalı yani, cuk diye oturdu yerine. Uzun zamandır bende bu konuyu düşünüyodum. Şimdi paranormal demek,belirli bir ekonomik düzeyin üstünde kazanan, cipe binen, golf oynayan kitlenin, olaylar karşısında soğukkanlılığını koruması ve takiyye yapması anlamına gelir. Bir de paranormal aktivite vardır o da üst düzey ekonomik geliri olan belli bir kitlenin, parayı bulduktan sonra, sincap eğitmek, kertenkele terbiye etmek, maymun tokatlamak ve domuz ahırı temizlemek gibi girdiği aktivitelerin tümüne verilen addır.

-Sağolun Mithat Bey.
***

Erkan Yolaçmak-İllüzyonist

-Erkan Bey paranormal ne demektir efendim?

-Çok çişim var, kısaca özetlim. Efendim paranormal, iş görüşmelerine giderken, kılık kıyafete dikkat etmek, misafirliğe gittiğinde tabağındakilerin hepsini yememek, ve oturup kalkarken frikik vermemek demektir. Hepsini kapsar yani, bir bütündür diyebiliriz.

-Teşekkürler Erkan Bey!

CNBCE-e’de “Ustalara Saygı” diye bir bölüm yaparlardı ve usta yönetmenlerin filmlerini gösterirlerdi.Ben bir de “Çıraklara Övgü” ya da “Çaylaklara Yergi” diye bir kuşak yapmalarını çok arzu etmiş, CNBC-e’ye mail atmıştım bu konuda. Ama; Undelivered diye yanıt gelmişti mail kutuma, delirivermiştim.

Sultanahmet’te geziyoruz, gavur sıcağı var mübarek, türbanlı bir yengeler familyası da yan yana yürüyor. İçlerinden biri “Şuraya gölge bir şey yapsalardı” diye hayıflandı. Ah ulan Mimar Sinan.

Kelliğe kesin çözüm! Arayın bizi kafanızı uçuralım, üstelik acısız! (Anahtar sözcükler: Şeriat, cellat)

Barbar Conan, diye bir çizgi roman karakteri var. Barbar isminin nereden geldiğini National Geogpraphic Channel da izledim. Conan, barbar olmadan önce mutevazı, evinden işine, işinden evine giden bir adammış. İş çıkışlarında da arkadaşlarıyla bara gidip, birkaç kadeh atarlarmış. Sonra Conan’ın karısı bu işe fena bozulmuş ve Conan’ı bara göndermez olmuş. Conan da her seferinde karısına “ben bara gitmek istiyorum, ben bara gitmek istiyorum” diye tutturuyormuş. Bu duruma dayanamayan karısı “bar bar, bar bar” bildiğin başka bir şey yok mu adam? senin diye sürekli fırça kayarmış. Barbar Conan ismi de buradan geliyomuş.

Kupası kırılan ve yeni bir tane almak için, “çılgın bi milyoncu”lardan birine giden, bir arkadaşım, oradaki kupaları beğenmeyince, satıcı “Bunlar dünya kupası abla, adamlar bunun için maç yapıyo” demiş.

Ajda, Pekkan’lı canlı bir kadın sahnede. Konserlerini kaçırmamalı. (Enriko Masyas)

Samsun’da Titanik diye bir bar vardı. Orda çalışan bir arkadaşıma “Nasıl gidiyor Titanik’te işler?” diye sorduğumda, “Titanik battı, ama mürettebat kurtuldu” demişti. Sonradan aynı yere Öztitanik adıyla okey salonu açılmıştı. (Yemin ediyorum)

Bilmece: Demet a Kalın bişey lazım.
Cevap: Sopa,kötek!

Üniversitede iki yıllık arıcılık bölümünü kazanan bir arkadaşımla karşılaştım yıllar sonra. “Nasıl gidiyor arıcılık?” diye sordum. “Arı gibi çalışıyorum hacı. Her peteğin yanına bir hoparlör koydum hep aynı şarkı dönüp duruyor” dedi. “Hangi şarkı hacı?” dedim. “Arım Balım Peteğim” dedi, acayip bal veriyormuş arılar, verim yüzde yüzmüş.

Sevda Demirel’in göğüslerindeki silikonlar yine patlamış, olay yerinden geçen iki vatandaş patlama sonucu ağır yaralanmış.

Evrakta sahtecilikten içeri girmek istiyorum. Sonra sahte bir evrak düzenleyerek dışarı çıkmak ve özgürlüğü yaşamak.

Washington Portakal diye bir meyve var. Keşke Boston Eriği, New York Şeftalisi, Arizona Çileği, Miami Kavunu falan da olsa.

Bir kere benim arabada dayımla beraber köprüden geçiyoruz, yol boyunca adama “ayı” dedim! Bozuntuya vermedi sağolsun!

Üniversiteye türbanla giremeyenler, liseye kürdanla girmeye çalıştılar. Ellerindeki kürdanlara anlam veremeyen türbanlı kalabalık, daha sonra dişlerini karıştırarak olaysız bir şekilde dağıldı.

Asuman Krause ise ben de kralım lan!